Tag Archive for denizli travestileri

DOĞRUDAN KAYNAK AKTARIMI

Yerel yönetimler, bursa travesti yapükları harcamalar ile piyasaya bir talep unsuru, alıcı olarak çıkarlar. Yaptıkları meta ve hizmet atımlarının konusu ister büro araç gereçleri, ister yatırım, ihale giderleri, isterse borçlanma giderleri olsun bu nitelik
değişmez. Gelirlerindeki her artış, bursa travestileri bu birimlerin ödeme gücü yüksek alıcılar haline gelmesi demektir. Kapımla ekonomide devlet, pazarın tek garantili unsurudur. Yerel yönetimlerin merkezi yönetim gibi güvenilir bir talep un¬suru olması, harcama kapasitesi önceden yeterince biline-bilen, denizli travesti ilkeli ve sürekli bir gelir sistemine kavuşturulmuş olmalanna bağlıdır. Ülkemizde bu önlem belediye gelirleri artmlarak 1980’li yıllarda alınmış durumdadır.
Meta ve hizmet alımları konulanna göre ayrıştırılınca, denizli travestileri bir bölümünün “üretici”, bir bölümünün ise “üretici ol¬mayan” nitelik taşıdığı görülür. Üretici olmayan harcama¬lar personel giderleri, yönetim ve hizmet giderleri gibi cari harcamalardır. Personele yapılan ödeme, travesti çalışanların kişi¬sel giderleri olarak ekonomik yaşama girerken, yönetim ve hizmet giderleri belediyeleri hem kamu (PTT, TEK vb.) kuruluşlarıyla hem de yerel tüccarlarla (kırtasiye, büro araç gereci, vb.) ilişkiye sokar. Belediyeler bu tür harcama¬larla genel olarak yerel piyasa için bir talep unsurudur.

SAL SİNİRLER

Medulla spinalis’e sulcus posterolateralis’ten giren ve periferden duyulan getiren liflerin oluşturduğu yapıya radix posterior (sensoria) adı verilir. Sulcus anterola- teralis’ten çıkarak medulla spinalis’i terk eden motor liflerin oluşturduğu yapıya ise radix anterior (motoria) adı verilir. Radix posterior ve radix anterior’u oluşturan lifler, denizli travesti sulcus posterolateralis ve sulcus anterolateralis’te fila radicularia (rootlets) adı verilen birkaç dal halindedir. Radix anterior ve radix posterior, denizli travestileri foramen inter- vertebrale’de birleşerek bir spinal sinir (nervus spinalis)’i oluşturur (Şekil 11). Medulla spinalis’ten otuz bir çift spinal sinir çıkar. Her bir spinal sinir içerisinde genel somatik efferent (GSE), genel somatik afferent (GSA), genel visseral efferent (GVE) ve genel visseral afferent (GVA) sinir lifleri vardır.
doldurur. Ancak bu zamandan sonra columna vertebralis’in büyüme hızı medulı spinalis’e göre daha fazladır. Conus medullaris, diyarbakır travesti doğumda L3 vertebra seviyesin/ iken erişkinde L1 vertebra’nın alt seviyesindedir. Bu nedenle, özellikle lumbal Vg sakral segmentlere ait spinal sinirlerin radix’leri kendileri ile ilgili foramen inter vertebrale’lere ulaşmak için daha uzun bir yol kateder (Şekil 12). Cisterna lUm. baris’te, filum terminale etrafında at kuyruğuna benzer bir görünümü olan bu ra- dix’lerin oluşturduğu yapıya cauda equina adı verilir (Şekil 9).
Her bir radix, pia mater ve arachnoidea mater ile sarılı olarak dura mater’e ulaşır. Buradan itibaren dura mater de radix’leri saran kılıfın yapısına katılır. Foramen intervertebrale’de radix anterior ve radix posterior birleşerek spinal siniri oluştur¬duktan sonra bu kılıf spinal sinirin epineurium tabakasına karışır.
Metamer, dermatom, aksiyel çizgi. Bir spinal sinirin inerve ettiği oluşumlara metamer (metamere), diyarbakır travestileri inerve ettiği deri bölgesine ise dermatom (dermatome) adı verilir (Şekil 13, 14). Birbirine komşu segmentlerden çıkan spinal sinirlerin genel¬likle dermatom bölgeleri de komşudur. Bir dermatoma, komşu olduğu dermatom- ları inerve eden spinal sinirlerden de dallar gelir. Bu nedenle bir spinal sinir kesilirse, o spinal sinire ait dermatomda klinik olarak belirgin bir duyu kaybı görülmez. Ancak bazı bölgelerde, komşu travesti dermatom sahalarım inerve eden sinirler komşu segmentlerden çıkmaz. Bu tür iki dermatom bölgesi arasındaki çizgiye aksiyel çizgi (axial line) denir. Aksiyel çizgi aracılığı ile komşu olan iki dermato- mu inerve eden sinir lifleri, travestiler aksiyel çizginin diğer tarafındaki dermatoma geçmez.

KLİNİKLERİN BİLGİSİ

Venöz drenajı v. facialis ve dalları tarafından sağlanan angulus oculi medialis, burun derisi ve dudaklar, deri infeksiyonları açısından tehlikeli bölgeler olarak kabul edilir. Bu bölgede bulunan fronkül, sellülit Sinüs cavernosus trom- bozunda ateş, baş ağrısı gibi non-spesifik şikayetlerin yanında, sinüs caver¬nosus içerisinden geçen n. abducens, a. carotis intema ve gibi lezyonlann elle sıkılması sonucunda v. facialis’te tromboflebit (thrombophlebitis) meydana gelebilir. Mikroorganizmaların denizli travesti buradan v. ophtalmica aracılığı ile sinüs ca¬vemosus’a yayılması sinüs cavernosus trombozu’na. yol açabilir. Os tem- 1 porale’nin pars petrosa’sı, orta kulak boşluğu, orbita, burun boşluğunun duvar- I lan ve sinüs paranasales’lerdeki infeksiyonlar da sinüs cavemosus’a E yayılabilir.
I Sinüs cavernosus trombozunda ateş, diyarbakır travesti baş ağrısı gibi non-spesifik şikayetlerin I yanında, sinüs cavernosus içerisinden geçen n. abducens, a. carotis intema ve I çevresindeki sempatik sinir lifleri, n. oculomotorius, n. trochlearis, n. ophtalmi- cus’un etkilenmesine bağlı bulgular ortaya çıkar. Sinüs cavernosus trombozu [ genellikle n. maxillaris ile ilgili klinik bulgu vermez. Hastalarda spesifik olarak n. ophtalmicus’un inerve ettiği deri sahasında ağrı, ophthalmoplegia (göz kaslarının felci), diplopia (çift görme) vardır. N. oculomotorius’taki denizli travestileri parasempatik liflerin etkilenmesi sonucunda mydriasis (pupilla’nm genişleme¬si) veya a. carotis intema çevresindeki sempatik liflerin etkilenmesi sonucun¬da myosis (pupilla’nm daralması) görülebilir. Venöz drenajın bloke olmasına bağlı olarak exophthalmus (bulbus oculi’nin protrüzyonu); görme kaybına sebep olabilen, discus nervi optici’de ödem (papiledema); göz kapaklan, orbi¬ta çevresi ve konjunktivada ödem, daha ileri diyarbakır travestileri durumlarda siyanoz kandaki oksi¬jen miktarının azalmasına bağlı olarak deri ve mukozanın mavi-mor renk alması) gibi semptomlar ortaya çıkar. Sinüs cavernosus trombozu tek taraflı olabileceği gibi sinüs intercavemosus anterior ve sinüs intercavemosus poste- rior aracılığı ile karşı tarafa da yayılabilir.
Sinüs petrosus superior ve sinüs petrosus inferior. Bu sinüsler sağda ve solda, os temporale’nin pars petrosa’sınm üst ve alt travesti kenarlannda yer alan küçük sinüslerdir. Sinüs petrosus superior, travestiler sinüs cavemosus’u sinüs transversus’a; sinüs petrosus inferior ise sinüs cavemosus’u v. jugularis interna’ya bağlar.

Hak mücadelesi, direniş ve şiddetsizlik paneli

Yeni Şiddetsizlik Eğitim ve Araştırma Merkezi çalışma başladı kurdu. İlk iki ay Merkezleri (27 Eylül) Cezayir salonunda yapılacak bu Cumartesi planlama olayları bir seminer başlığı “Adaletsizlik, kavga, şiddet yaşadı”.

“Hak Mücadelesi, Direnç ve Non-Violence” Ege Üniversitesi Nilgün belirteç Kılınç, Boğaziçi Üniversitesi Zeynep Gambetti, Sabancı Üniversitesi röportajın başlığı altında yer alacaktır Benim ilk ayı Nebahat Akkoç Karakuş ve konuşmacı olarak tutulur.

Aşağıdaki gibi Seminer sırasında, çağrı ve metin:
Dünyada bir yandan “Savaş, bursa travesti iç savaş ve askeri müdahale işçilerinin pahasına, diğer tarafa hayat sokaklarında saldırıya uğradı asgari standardı, travestileri, oturma, devam ediyor, tüm şiddeti devam ederken her gün farklı şehirler değerler hiyerarşisini oluşturur ve baskının olduğu gibi bu değerleri kullanmak … liste uzayıp gidiyor.

“Johan GALTUNG üç farklı kategoride gerçekleşiyor şiddet bu döngü devralacak. Tanımlı şiddet sosyal adaletsizlik doğrudan bir sonucu olarak kasten başka zarar insanlar almak için yapısal şiddet yaralandı tarif olarak verilmesini¨. GALTUNG kültür, milli marşlar, mitler, şarkılar, değerler, hikayelerin oluşumu aracı olarak, denizli travesti kültürel şiddet The; şiddeti, neden ve sonuç bu iki kategoride doğrudan şiddet başka bir kategoriye dikkat çekiyor olsa da ikisi ile doğrudan bağlantılı bağlantılıdır. dinlerin, geleneklerin ve böylece kullanılan dil. Bu kabul edilebilir kılan kültürel şiddetin meşru bir mekanizma olarak doğrudan ve yapısal şiddet.

“Şiddet kategorize, en bize veya kitle iletişim araçları ile kitle iletişim araçları ve sosyal giderek günlük yaşamları, diyarbakır travesti dinamik temel biçimlerinden biri haline gelmiştir izin etmeyelim. Hiçbir şekilde bu şiddet içermeyen bir yolu medyanın şiddet içermeyen yöntemler bir paradoks çözüldü ya da çözüm sürecine düşündürmektedir Eylem ilan edilecektir günün ilk mesajı olarak kullanılabilecek molotofkokteyli herhangi bir kullanım kullanılan ve insanların karakterinin tüm eylemleri bu bilgilere inşa sonraki tanık başlayabilirsiniz., direkt yapısal veya kültürel ya da bursa travestileri doğrudan yapısal ve kültürel şiddet olarak satış. şiddetin herhangi bir biçimi, bir sorun ve tüketilen fenomen ile ilgili temel form olarak görev yaptı.

“Bu nedenle, aksiyon travestiler, sorumlu eylemler, işçi uyuşmazlıkları, çevre hakları, engelli hakları yaşama hakkıdır, denizli travestileri şiddetsiz mücadelenin ağır dinamik toplum Topluluk / etkileşim pahasına insan hakları formları ve şiddet içermeyen bir şekilde paradoksu gibi alanlarda çözülene Sürece ya da eylem biçimleri (tüketim nesnesi olarak), ancak sansasyonel hareketi kalmak aracılığıyla görülebilir ve bu izlenebilir edilmiştir.

“Bu şartlar altında, nasıl başka bir dünyanın mümkün olduğunu gerçekçi bir umut taşımak için?

“Bu seminer, bu soruya cevap arayışında doldurunuz, diyarbakır travestileri ama aynı zamanda şiddet içermeyen mücadele haksızlığa uğrayan kişilerin deneyim, biz potansiyelini açığa organize olduğunu umut var. Biz her an hayatımızın her gün vardır yapılan sosyal adaletsizlik şiddet yapısal biçimi olarak biz bir şiddet biçimi olarak kültürel şiddeti analiz etmek mücadele etmek istiyorum, aynı zamanda sosyal adaletsizlik, araç ve aynı anda görünmez örneğin. mücadelenin doğrudan şiddet ve şiddet içermeyen formları, yapısal bağlamında ve Kültürel şiddet ve biz bir travesti sonucu olarak değerlendirmek istiyoruz.

“Programlarının biz seminerler iki ayda / direnç ve temel gelir / borç mücadelesi hakları için mücadele olması, faaliyetlerimizde herhangi bir konuda kentsel dönüşüm / bellek, ayrımcılık / marjinalleşme ve semboller ve şiddet. Çalışmalar / veya araştırma ile ilgili sunumlar bu alanlarda pratik ve aynı zamanda değerlendirmek için fırsat devam eden mücadeleye dinlemek için. Amacımız sorunları tamamlamak için birlikte seminer konularında teorik ve pratik çalışmalarını getirmek oldu Perspektif görünümü ve ardından işbirliği olanaklarını araştırmak.

“Ayrıca daha iyi bir dünya bizim travestiler seminerlere tartışmak hala mümkün oluşturmak ve bunun bir parçası olmak istiyorsanız diyorum!”

SAVAŞ GENEL GÖZLEMLER

Tarih boyunca toplumlar arasındaki bunalımlarda sonuç alabilmek i- çin son olarak başvurulan yol zor gücü veya savaş olmuştur. Uluslararası çatışmalarla, denizli travesti güç dinamiği arasında bir cinsiyet benzerliği bulunduğuna kuşku yoktur. Siyaset ile savaş arasındaki bu benzerlik, güç kullanılması­nı rasyonelleştirmiştir.

Napolyon’dan önceki dönemlerde krallar, denizli travestileri hanedanlar veya diğer “yö­netici elit”, toprak ya da ticari çıkarları ciddi biçimde tehlikeye dönüştü­ğünde, bunu “düzeltmek” için savaşa başvurmuşlardı. O tarihlerde sa­vaşlar, halk için dayanılmaz bir nitelik taşımıyordu. Savaş olanaklarının dar olması, savaşların da genişletilmesine engel oluyordu. Meslekten ve sınırlı sayıda subay ve askerler tarafından yürütülen savaşın, toplumun bütününe etkisi dolaylı ve sınırlı kalıyordu.

Uluslararası alana önemli değişiklikler ve yenilikler getiren 1815 Vi­yana düzeni savaşları uluslararası politikanın değişmez ve “meşru” bir öğesi saymaya devam etmiştir. Bununla birlikte, Napolyon deneyiminden sonra, travesti uluslararası güvenlik ve uluslararası çıkarlar için savaş yerine “sa­vaşa başvurmak tehdidinde bulunmak” eğilimi belirmiştir. Gerçekten, ondukuzuncu yüzyıl boyunca tüm dünyayı kapsamına alan savaşlara rastlanmamakta, başlıca silahlı çatışmaları Alman, İtalyan ve Latin Ame­rika ülkelerinin ulusal birlik hareketleri ve sömürge savaşları oluştur­makta idi. Kırım Savaşı ve Fransa-Prusya Savaşı gibi bazı silahlı çatış­malar ortaya çıkmışsa da, bunlar gerek nitelikleri, gerek sonuçları bakı­mından sınırlı kalmışlardır. Ondokuzuncu yüzyıl boyunca ortaya çıkan siyasal, travestiler toplumsal (endüstri ihtilali) ve teknolojik gelişmeler, savaşları, uluslararası ilişkilerin yürütülmesinde giderek daha zararlı kılarken, ulu­sal güvenliğin ve çıkarların askeri gücün uygulanmasından çok, gücün dengelenmesine dayandırılarak elde edilmesini yararlı duruma getirmiştir.