Kamu kredisi tekeli

Kamu kredisi tekeli, dönemin raporlannda “alternatif finansman kaynakları” olarak sunulan yerli ve yabancı özel sermaye kredilerinin devreye sokulmasıyla ortadan kalkmıştır. Yerel yönetimlerin yerli özel sermayeden borçlanması 1986 yılında başlamıştır. Yabancı kredi kullanımı daha önceki yıllarda çok düşük düzeylerde olmak üzere söz konusu olmuşsa da, yabancı kredilerin yaygın, izmir travesti sürekli ve yoğun biçimde kullanılmaya başlandığı tarih aynı tarih¬tir.
7. Yerel Yönetim Kredileri 1985-1995 Cari fiyatlarla milyar TL.
iller Toplu Konut Yerli Kullanılan Belediye
Bankası (GDF) Bankalar Dış Kredi Paylan
1985 67 0 0 0 279
1986 31 0 41 116 499
1987 79 15 119 195 695
1988 93 4 104 329 1.120
1989 105 3 41 489 1.819
1990 108 7 193 443 3.323
1991 208 83 501 1.342 6.183
1992 401 788 1.627 6.267 11.129
1993 1.208 904 4.128 3.274 221.804
1994 1.397 531 2.774 27.100 48.569
1995 3.292 179 4.649 8.372 (b)80.988
Toplam 6.989 2.514 14.177 47.927 176.408

ilginç olan, 1985 yılında yerel yönetimlere 67 milyar TL. kamu kredisi kullandıran iller BankasTnm, izmir travestileri bir sonraki yıl bunun yarısından daha az miktarda kredi açmasıdır, il¬ler BankasTnm gerekçesi, “belediyelerin kredi talebini kendi öz kaynaklarından karşılayamaması”dır. Gerekçe¬den çok mazeret olarak görülmesi gereken bu açıklamanın ardında Banka’yı da aşan bir ulusal politika vardır. 1984- 86 yıllannda özel bankaların kredi artış hızı düşerken mevduat artış hızı yükselmiş, buca travesti bu iki unsur arasındaki ma¬kas açılma eğilimine girmiştir. Bu yıllar yüksek faiz politi¬kası nedeniyle mevduatın arttığı, kredi hacmi artış hızının ise düştüğü yıllardır.6 1986 yılından başlayarak Merkez Bankası kamu kesimine kredi verme uygulamasını daraltmış, buca travestileri kamu kuruluşlarının kalkınma ve yatınm bankalan da dahil olmak üzere kredi talebini özel kesimden karşı¬lamaları karara bağlanmıştır. Özel sermaye kredisi kulla¬nan kurum yalnızca belediyeler olmamıştır. Hemen hemen tüm kamu kurumlan aynı kaynağa yöneltilmiştir. Örneğin bir yatırım bankası olan iller Bankası, travesti yatmmlann finans¬manını karşılamak için bu yola başvurmuş ve 1989 yılında belediyeler yalnızca 40 milyar TL kredi kullanırken banka 120 milyar TL tutarında krediyi tek başına bankanın kendi yatırımları için kullanmıştır. Kamu kesiminin mali kesimden kredi kullanımında görülen ‘patlama’, kredi kullanımı artış hızını travestiler yükselterek mali sistemin bunalımı aşmasını sağlamıştır.

Borçlanma ve Mali Sermaye

Borçlanma, 1980’li yılların ilk yansı sona erdiğinde, Türkiye yerel yönetim tarihine yeni bir unsur olarak girmiştir. Burada sözü edilen devlet kuruluşlarına değil, istanbul travesti özel ticari bankalara borçlanma yoludur. Gelirleri artırmanın bir yolu olarak ticari bankalardan kredi alma uygulaması, istanbul travestileri gelişmiş kapitalist ülkelerde yaygın biçimde kullanılagelen bir yöntemdir. Örneğin Ingiltere’de yerel yönetimler, devletin mali kuruluşları ile özel bankalara 1965 yılında 9,9 milyon, 1973 yılında 20,6 milyon, 1982’de 36,7 milyon ve 1986 yılında 46,0 milyon sterlin borçludurlar. Bu tutarlar özgelirleriyle karşılaştırıldığında, 1974’te özgelirin dört katı, 1982’de bir buçuk katı ve 1986’da iki katıdır. 1979 yılında borçlann yarısından fazlası, 1982 yılında ise beşte biri ticari bankalaradır. Miktar düşmüş olmakla birlikte, 1986 yılında ödenen faiz tutarı 4,3 milyon sterlindir ve yalnızca özel mali kurumlara ödenen bu faizler, şişli travesti toplam yerel yönetim harcamaları içinde hâlâ % 10’luk bir hacme sa¬hiptir.
Türkiye’de 1980’li yıllara kadar kredi gereği kamu kay- naklanndan sağlanmıştır. Kredi sağlama görevi 1933-45 yılları arasında Belediyeler Bankası, 1945’ten sonraki yıl” larda İller Bankası tarafından yerine getirilmiştir. Belediye¬ler Bankası kentsel, İller Bankası ise yerel altyapı yatının’ lannın finansmanı ve gerçekleştirilmesinde tekel konumunda etkinlik göstermiştir. İller Bankası belediye, şişli travestileri il özel yönetimi ve köy tüzelkişiliklerinin ortaklığı olarak kurulmuştur. Banka oraklarına ortaklık katılım paylan, Belediyeler Fonu gelirleri ve Hazine yardımlanndan oluşan kaynağı kamu kredisi olarak kullandırmıştır. Yerel altyapıda kamu kaynaklı kredilerin yönetme tekeli, kuruluşun önemli bir yatınmcı kimlik kazanmasına olanak vermiştir. Örneğin 1945-1972 yıllan arasında Banka, belediye toplam harcamalannın % 20’sini aşan miktarda bir yatınm gücüne sahip olmuş, travesti tüm belediyelerin yatınm harcamalan toplamından daha büyük yatınm harcaması yapmıştır. 1978-1982 yıllan arasında ise Banka yatınmlan tüm belediye harcamalannın % 33 u, belediye yatınm harcamalannın ise neredeyse iki katı büyüklüğünde gerçekleşmiştir.4 İller BankasYnm varlığı, travestiler yerel altyapı yatırımı ve finansmanında tekelin yanı sıra merkeziyetçiliğe işaret eder. Tekel ile birlikte merkeziyetçi¬lik 1980lerin ortasında kırılmıştır.

Harcamalarda cari

Harcamalarda cari ve yatırım giderleri bölümüne ek olarak, gaziantep travesti bütçe tekniğine göre sermaye teşkili ve transfer harcamalan olarak adlandırılan bölüm, belediyelerin kimi yerel kuruluşlara yaptıklan yardımlar, yasa gereği kimi merkezi kurumlara aktanlan paylar ve borç ödemelerinden oluşur. Borç ödemeleri dışında kalanlar, kamu mâliyesinin karmaşık akış şeması içinde belediye açısından sosyoekonomik sisteme değme noktası bulunmayan alt gider türleridir.
Belediyelerin mal, gaziantep travestileri para ve hizmet alımlan belli toplumsal kesimlere doğrudan kaynak aktarımının bir aracıdır. Böylece devletin eline geçen toplumsal artık bir kez daha yeniden bölüşülmekte, özel birikim süreci hızlandınlmaktadır. Yerel yönetimlerin harcama kapasitesinin artması, travesti bir başka deyişle kaynak aktarımında yerelleşme, sanıldığı gibi artığın yeniden paylaşımında büyük sermaye aleyhine bir bölüşüm sistemi getirmemektedir. Tersine belli sermaye gruplan yerel, bölgesel, travestiler ulusal ve uluslararası ölçeklerde her büyüklükteki üyesiyle bu sistemde yer bulabilmektedir.

Üretici harcamalar

Üretici harcamalar ya da belediyelerin “üretici tüke¬timi” ise, diyarbakır travesti belediyelerin kamu sabit sermaye varlığına yap¬tıkları katkılarla ilgili yatırım harcamalarından oluşur. Bunlar yapım sanayii, madencilik, (1983’ten bu yana da) enerji gibi sözcüğün tam anlamıyla üretici faaliyetler de¬ğildir; ancak kamu sabit sermaye yatırımı olarak üretim sürecine yaptığı dolaylı katkı nedeniyle “üretici” olarak adlandırılabilir. Belediyelerin “üretici tüketimi”nin, diyarbakır travestileri yani yatırım harcamalarının önemli bir özelliği vardır. Ülke¬mizde bu giderler konuları bakımından çeşitlilik göster¬mezler. Örneğin konut, okul, hastane gibi işgücünün ken-dini yeniden üretmesine yönelik sonuçlar doğuracak yatı¬rımlar söz konusu değildir. Gerçekleştirilen yatırımlar tek konulu bir içeriğe sahiptir; hemen tümüyle yerel altyapı¬dan ibarettir. Yatırımlar belediyeleri, bütçede “yatınm har-
lan” bölümünden izleyebildiğimiz üç toplumsal ke- Ca wp bir araya getirir. Bunlar yatırımların proielendiril-
sım ııc uı . t. .. . .
esini üstlenen mimar, mühendis, eskişehir travesti müşavir gibi serbest meslek sahipleri; yatırımın gerçekleştirilmesi ihale edilen inşaat sermayesi müteahhitler ve malzeme alman sektör tüccarlan ile malzeme üreten sanayi sermayesi; ve yatırım¬lar için belediyelerde oluşturulan makine parkı alımla- nnda taraf olan her büyüklükten sanayi-ticaret sermayesi¬dir. Bütçe sisteminde bir başka bölümün konusu olmakla birlikte, eskişehir travestileri yatırım finansmanı olarak doğrudan yatınm faaliyetleri çerçevesinde belirdiği için bu kapsamda yer alması daha uygun olan bir başka başlık daha vardır. Bütçede gelirler içinde aynca gösterilmeyen, travesti giderler içinde transfer har¬camalan kapsamında “borç ödemeleri” olarak yer alan borç-lanma, belediyeleri bir dördüncü toplumsal unsurla buluş¬turur. Bu, mali sermayedir. Anlaşılacağı gibi söz konusu olan kamu kaynaklarından değil, travestiler özel-ticari bankalardan alman ticari faizli krediler ve dış borçlardır. Bunlar, bele¬diye ile yerli ve yabancı mali sermaye arasındaki ilişkiyi gözler önüne sermektedir.

DOĞRUDAN KAYNAK AKTARIMI

Yerel yönetimler, bursa travesti yapükları harcamalar ile piyasaya bir talep unsuru, alıcı olarak çıkarlar. Yaptıkları meta ve hizmet atımlarının konusu ister büro araç gereçleri, ister yatırım, ihale giderleri, isterse borçlanma giderleri olsun bu nitelik
değişmez. Gelirlerindeki her artış, bursa travestileri bu birimlerin ödeme gücü yüksek alıcılar haline gelmesi demektir. Kapımla ekonomide devlet, pazarın tek garantili unsurudur. Yerel yönetimlerin merkezi yönetim gibi güvenilir bir talep un¬suru olması, harcama kapasitesi önceden yeterince biline-bilen, denizli travesti ilkeli ve sürekli bir gelir sistemine kavuşturulmuş olmalanna bağlıdır. Ülkemizde bu önlem belediye gelirleri artmlarak 1980’li yıllarda alınmış durumdadır.
Meta ve hizmet alımları konulanna göre ayrıştırılınca, denizli travestileri bir bölümünün “üretici”, bir bölümünün ise “üretici ol¬mayan” nitelik taşıdığı görülür. Üretici olmayan harcama¬lar personel giderleri, yönetim ve hizmet giderleri gibi cari harcamalardır. Personele yapılan ödeme, travesti çalışanların kişi¬sel giderleri olarak ekonomik yaşama girerken, yönetim ve hizmet giderleri belediyeleri hem kamu (PTT, TEK vb.) kuruluşlarıyla hem de yerel tüccarlarla (kırtasiye, büro araç gereci, vb.) ilişkiye sokar. Belediyeler bu tür harcama¬larla genel olarak yerel piyasa için bir talep unsurudur.

« Geriye git Öne git »