KLİNİK BİLGİLERİ

Kafa içerisinde yer tutan hematom, tümör ve benzeri patolojiler, kafa içi basıncını artırarak, komşu beyin dokusunun yer değiştirmesine sebep olur. Genellikle bu patolojilerin yaptığı basınca bağlı olarak beyin dokusunun fıtıklaşması (herniasyon-herniation) durumu ortaya çıkabilir. Beyin dokusu¬nun incisura tentorialis’ten travesti aşağıya doğru fıtıklaşmasına transtentorial herni- asyon adı verilir. Tonsilla cerebelli’nin foramen magnum’dan aşağıya doğru fıtıklaşmasına ise torısillar herniasyon denir. Transtentorial hemiasyonlarda fıtıklaşan oluşumlar genellikle lobus temporalis’in uncus kısmı (uncal herni¬asyon) veya daha orta hattaki diencephalon’a ait yapılardır (central hernias¬yon). Transtentorial herniasyon sonucunda beyin sakında baskıya bağlı bul¬gular ortaya çıkar. Uncal hemiasyonda n. oculomotorius travestiler zedelenmesine bağlı olarak ortaya çıkan pupilla dilatasyonu, ışık refleksinin kaybolması ve ilgili göz kaslarının felci en sık karşılaşılan bulgulardır. Tonsillar hemiasyonda ise genellikle beyin alanya travesti sakındaki solunum ve dolaşım ile ilgili merkezlerin lez- yonuna bağlı olarak, alanya travestileri solunum ritminde değişiklikler, apne (solunumun geçici olarak durması), nabız sayısında azalma gibi bulgular ön plandadır. Daha ağır durumlar, travesti hastanın solunum felci (pulmoner arrest) sonucu ölümüne sebep olabilir.

 

KLİNİK BİLGİ

I Canalis vertebralis’te, ceyhan travesti epidural aralık içerisine bir bölgeden verilen lokal anestetik madde, bu boşlukta yayılarak, komşu spinal sinirleri de etkiler ve yaygın bir anestezi oluşturur. Bu yol ile yapılan anesteziye epidural anestezi 1 adı verilir.
Epidural aralık içerisine kanama olması durumuna epidural hemoraji denir.
I Bu tür kanamalar genellikle travma sonucu dura mater cranialis’i besleyen I arterlerin zedelenmesine bağlı olarak gelişir. Os parietale ve os temporale I kırıklarına bağlı olarak a. meningea media ve dallarının zedelenmesi epidural i hemorajilerin en sık görülen nedenidir. Daha nadir olarak, ceyhan travestileri sinüs sagittalis I superior ve sinüs transversus gibi venöz sinüslerin zedelenmesine yol açan kırıklara bağlı olarak da epidural hemoraji görülebilir. Epidural kanamalar, cranium içerisindeki diğer kanamalar gibi, genellikle erken dönemde baş I ağrısı, bulantı, çukurova travestileri kusma ve şuur kaybı gibi belirtiler verir.
Dura mater cranialis’in lamina intema’sı, cavum cranii’yi kompartmanlara ayıran bazı uzantılar verir. Bunlar falx cerebri, tentorium cerebelli, çukurova travesti falx cerebelli ve diaphragma sella olarak isimlendirilir. Bu uzantılar, beyinin cavum cranii içerisinde daha stabil bir pozisyonda kalmasını sağlar.
Fak cerebri. Dura mater uzantılarının en genişi olup orak şeklindedir. İki beyjn hemisferinin arasındaki fissura longitudinalis cerebri’nin içerisinde yer alır. Orta hatta, önde crista galli’den arkada protuberentia occipitalis intema’ya kadar uzanan fak cerebri’nin alt kenarı, arkada tentorium cerebelli ile devam eder. Fak cereb- ri’nin üst konveks kenarında dura mater’in iki tabakası arasında sinüs sagittalis superior yer alır. Fak cerebri’nin alt konkav kenarında ise sinüs sagittalis inferi0r bulunur.
Tentorium cerebelli. Fossa cranii posterior’un üzerini örten ve cerebellum ile cerebrum’un lobus occipitalis’i arasında yer alan pozantı travestileri dura mater uzantısıdır. Tentorium cerebelli’nin ön konkav kenarı serbest olup incisura tentorii adını alır. Bu kenarın uç kısımları ise her iki yanda os sphenoidale’nin processus clinoideus anterior’una yapışır. Tentorium cerebelli’nin konveks dış kenarı ön tarafta processus clinoideus posterior’a, pozantı travesti yanlarda os temporale’nin pars petrosa’sınm üst kenarına, arkada ise os occipitale’deki sulcus sinüs transversus’a tutunur.

DURA MATER

Bu tabaka, beyin ve medulla spinalis’i saran zarların en dışında yer alan ve esneme özelliği olmayan kalın bir zardır. Dura mater’in beyini saran kısmına dura mater cranialis, sakarya travesti medulla spinalis’i saran kısmına ise dura rnater spinalis adı verilir. Dura mater cranialis’in lamina externa (periosteal-endosteal tabaka) ve lamina interna (meningeal tabaka) olmak üzere iki tabakası vardır. Lamina extema, samsun travesti kafa kemik­lerinin iç yüzüne ve foramen magnum ile kafa kemiklerindeki diğer deliklerin kenarına yapışan lifler gönderir. Dura mater spinalis, dura mater cranialis’in lamina intema’smın kaudale doğru uzantısıdır. Canalis vertebralis’i oluşturan vertebra’lann periosteum’u ise dura mater cranialis’in lamina extema’sma karşılık gelir.

Dura mater cranialis’i oluşturan iki tabaka birbirlerine sıkıca yapışıktır. Ancak bu tabakalar belli yerlerde birbirlerinden ayrılarak, tekirdağ travesti içerisinde beyin venöz kanının bulunduğu, beyin venöz sinüslerini (sinııs durae matris) oluşturur.

Dura mater spinalis, yukarıda foramen magnum’dan başlayan ve aşağıda ikinci sakral vertebra seviyesinde kapanan bir kese şeklindedir. Dura mater spinalis’in kaudal ucu, travesti bu seviyeden itibaren lig. coccygeum (fılum terminale externum -filum terminale pars duralis) adını alarak fibröz bir bant şeklinde coccyx’e kadar uzanır.

Vertebra’lann periosteum tabakası ve canalis vertebralis’teki ligamentler ile dura mater spinalis arasında epidural (extradural) aralık (spatium epidurale) adı verilen bir boşluk vardır. Bu boşlukta gevşek bağ dokusu, yağ dokusu ve plexus venosus vertebralis intemus bulunur. Dura mater cranialis’in lamina extema’sı ile kafa kemiklerinin iç yüzü arasında da benzer türde bir boşluk vardır. Ancak bu boşluk, travestiler canalis vertebralis’teki epidural aralığa göre daha dar olup, potansiyel bir boşluk olarak değerlendirilir.

SOMATİK ve OTONOM SİNİR SİSTEMLERİ

Sinir sisteminin, dış ortamdan ve hareket sisteminden gelen duyular ile çizgili kaslara giden motor impulslan taşıyan ve isteğimiz doğrultusunda çalışan bölümüne somatik sinir sistemi denir. Düz kaslar, kayseri travesti kalp kası ve salgı bezleri gibi isteğimiz dışında fonksiyon gören organ ve sistemlerden gelen duyular ile onlara giden motor impulslan taşıyan bölümüne ise otonom sinir sistemi denir. Otonom sinir sisteminin, sempatik ve parasempatik olmak üzere, kayseri travestileri genellikle birbirine zıt fonksiyonlar gören veya bir anlamda birbirlerini tamamlayan, iki kısmı vardır. Örneğin parasempatikler sindirim sisteminin aktivitesini artınrken, sempatikler azaltır. Vücut fonksiyonlannın yerine getirilmesi için otonom sinir sisteminin bu iki bölümü birbirleri ile uyum içerisinde çalışır. Bunlardan başka, mersin travesti gastrointestinal sistemi inerve eden enterik sinir sistemi, otonom sinir sisteminin ayrı bir kısmı olarak kabul edilir.

 

Santral sinir sisteminin, vücuttaki diğer dokulara göre daha yumuşak bir yapıya sahip olması nedeni ile, mersin travestileri destek ve korunmaya ihtiyacı vardır. Santral sinir sistemi, dış tarafta cranium ve columna vertebralis, iç tarafta ise her birine menim adı ve­rilen üç ayrı zar tarafından saulmıştır. Dıştan içe doğru dura mater, travesti arachnoidea mater ve pia mater olarak sıralanan bu zarların hepsine birden meninges denir. Dura mater’e pachymeniruc, arachnoidea mater ile pia mater’e ise leptomenirvc adı da verilir. Dura mater, damar ve sinirden zengin bir yapıya sahipken arachnoidea mater ve pia mater damardan yoksun olup, az miktarda miyelinsiz sinir lifleri içerir. Bu liflerin, travestiler arachnoidea mater ile pia mater’in altında seyreden damarların otonom inervasyonunu sağladığı düşünülmektedir.

Ganglionlar

Ganglionlar, santral sinir sistemi dışında bulunan nöron topluluklarıdır. Duyu ve otonomik olmak üzere iki tip ganglion vardır. Duyu ganglionlarında, izmit travesti unipolar veya pseudounipolar nöronlar bulunur. Bu nöronların periferik uzantıları organlardaki reseptörlerden alınan visseral, somatik veya özel duyular ile ilgili impulslan hücre gövdesine getirir; santral uzantıları ise gelen impulslan santral sinir sistemine iletir. Otonomik ganglionlarda ise multipolar nöronlar bulunur. Santral sinir sisteminde­ki visseral motor izmit travestileri nöronlann aksonlan bu ganglionlarda sinaps yapar. Santral sinir sisteminden otonomik ganglionlara gelen sinirlere presinaptik (preganglionik) sinif


lifleri denir. Ganglionda bulunan hücrelerin aksonları ise postsinaptik (post- ganglionik) sinir lifleri adını alır ve inerve edecekleri yapılara gider. Otonomik gan- glionlar, kocaeli travesti burada sinaps yapan sinirlere göre sempatik veya parasempatik gan- glionlar olarak isimlendirilir.

Sempatik ganglionlar ile ilgili olarak, presinaptik sempatik sinirlerin bir kısmı columna vertebralis’in iki tarafında uzanan truncus sympathicus içerisindeki gan- glionlarda (paravertebral ganglionlar), bir kısmı abdomen’de bulunan prever- tebral ganglionlarda (ganglia coeliaca, ganglion mesentericum superius, gan- glion mesentericum inferius), bir kısmı da abdomen veya pelvis içerisinde yer alan sekonder pleksuslarda (plexus hepaticus, plexus renalis, kocaeli travestileri plexus vesicalis vb.J bulu­nan ganglionlarda sinaps yapar. Presinaptik parasempatik sinirler ise cranium içerisindeki ganglionlar ile thorax, abdomen ve pelvis’te, organlara yakın olarak veya organların duvarında (terminal ganglionlar) bulunan parasempatik ganglion­larda sinaps yapar.

 

« Geriye git Öne git »