Eyyubîlerle çatışmalar

Öte yandan, sultanın, Ahlat ve çevresindeki kentleri Selçuklu hâkimiyetine alması üzerine, daha önce, buraları ellerinde tutan Eyyubîler, travesti harekete geçtiler. Şöyleki: Mısır hükümdarı Melikülkâmil, diğer bütün Eyyubî hükümdarlarıyla birlikte topladıkları 100 bin kişilik büyük bir orduyla 1234 yılında, Haleb- Kayseri kervan yolundan Türkiye sınırlarını aşarak ilerlemeye başladılar. Bunun üzerine sultan, Selçuklu, Harezm, Gürcü, Frenk ve Rus askerlerinden oluşan 100 bin kişiden fazla bir orduyla onlara karşı harekete geçti; Kemaleddin Kâm- yar kumandasında gönderilen kuvvetler, istanbul travesti eyyubîlerin yolu üzerindeki bütün va¬di, geçit ve boğazları (Akçaderbend, Duzahdere yolu vs. gibi) kontrol altına aldılar. Zor duruma düşen Eyyubî ordusu, Melikülkâmil aleyhine ortaya atılan bir¬takım olumsuz prapagandaların da etkisiyle Besni ve Adıyaman taraflarına çe¬kilmek zorunda kaldı; bununla birlikte Eyyubîlere tâbi durumda olan Harput Artuklu hükümdarının (İzzeddin Ahmet) onu Harput üzerinden harekâta daveti üzerine Melikülkâmil, ordusunu o yöne kaydırdı ise de derhal karşı harekâta başlayan Berharmaş, Çavlı, Altunabavs. gibi büyük emir¬lerin yönettiği Selçuklu ordusu, Harput önlerinde giriştiği savaşta, Eyyubîleri ke¬sin bir yenilgiye uğrattı ve Eyyubî ve Artuklu kuvvetlerinin savunduğu Harput kalesini de fethetmeyi başardı (Ağustos 1234). Böylece Harput Artukoğulları emîr-
liği sona erdiği gibi, Siverek’le bulunan Melikülkâmilde yenilgiyi kabul İ| Mısır’a dönmek zorunda kaldı. Birkaç ay sonra sultan AlâeddinKeykubad (1235), Anadolu birliğini kurma amacıyla, henüz Eyyubîlerin elinde bulunan Güneydoğu-Anadolu bölgesine, Kayseri subaşılığına atadığı değerli ve yetenekli devlet adamı Kemaleddin Kâmyar kumandasında gönderdiği 50 bin kişi, lik Selçuklu ordusu, kısa zamanda, Amid dışında, Urfa, Siverek, Harran, Rakka şehir ve kalelerini fethetmeyi başardı, bütün buralara Selçuklu vali ve kuman¬danları atandı. Fakat bununla birlikte çok geçmeden Mısır ve Suriye Eyyubî hü¬kümdarı M elikülkâmil’in sevkettiği Eyyubî ordusu, istanbul travestileri selçukluların fethettiği bütün bu şehir ve kaleleri dört ay gibi kısa bir zamanda geri alarak bölgede geniş çapta kıyım ve tahribatta bulundu, elde ettiği sayısız ganimetleri Mısır’a gönder¬di. Bu Eyyubî istilâsı üzerine sultan Alâeddin Keykubad’ın, Taced- din Pervan e kumandasında gönderdiği Selçuklu ordusu ve Harezmli kuvvetler, Amid kalesini kuşattı ise de sağlam ve aşılmaz surları sebebiyle başarılı olamadı ve 1236 yılında, gelecek yıl yeniden harekâta başlamak üzere geri çekildi. Bununla birlikte Amid*i kesinlikle fethetmeyi kararlaştıran sultan, KayserVde bü- yük bir ordu hazırlatmakta idi.

Moğollara karşı önlemler

Fakat bu olaydan bir süre sonra artık zayıf bir duruma düşen Celâled­din Hare z m ş a h’ı izleyen Moğollar’m 1231 yılında, Doğu-Anadolu’ya gire­rek Eyyubî ve Artuklu kentlerini istilâ ve tahrip etmeleri ve hattâ Sivas yakınlarına kadar ilerlemeleri üzerine sultan Alâeddin Keykubad, durumu yakından görüp tespit için Kemaleddin Kâmyâr’ı Sivas’a gönderdi. Kemaled- ı,j u , Erzurum Selçuklu kumandanı Mubarizüddin Ertokuşile durumu görüştü^ sonunda Moğolları, ankara travesti gürcülerin kışkırtıp Doğu-Anadolu’’ya sevkettikleri kanısı*18 vardı. Gürcüleri cezalandırmak için Erzurum’da toplanan Selçuklu or­dusu, Gürcistan’a yürüdü ve birtakım kent ve kaleleri fethetti. Selçuklu ordusu­na karŞ1 koyamayan Gürcü kraliçesi Rosudan, Kemaleddin Kamyâr’a ba*rŞ önerisinde bulunarak Selçuklu vasatlığını kabul etmek zorunda kaldı. Fa­kat bütün bunlarla birlikte sultan Alâeddin Keykubad, Moğol alanları­nın Sivas’a kadar uzatılması sebebiyle ülkesini savunma önlemleri almak durumunda idi. Bu amaçla o, 1232 yılında, Moğol hanı Ö g e d e y ’e barış için bir elçi gönderdikten başka, ankara travestileri celâleddin Harezmşah’ıve Moğol akınları so­nucunda ciddi bir şekilde tahrip edilen Doğu-Anadolu bölgesini, Selçuklu hâki­miyetine almayı ve muhtemel bir Moğol istilâsını da ülkesinin sınırlarında karşılamayı kararlaştırdı. Bu sebeple sultan, Kemaleddin Kâmyar’ı 1232 yılında bir Selçuklu ordusuyla bu bölgeye sefere gönderdi. Kemaleddin, kı­sa zamanda Ahlat, Van, Bitlis Adilcevaz ve çevrelerini Türkiye Selçuklu devleti sınırları içine kattı ve harap olan kaleleri onarttı. Bundan başka Ahlat ve yörele­ri Selçuklu subaşısı Sinaneddin Kaymaz, travesti sultanın buyruğu üzerine, Doğu- Anadolu bölgesinde avare dolaşıp soygunlar yapmakta olan Harezmli askerlerin beyleriyle (Kayır Han, Bereket Han, Arslan Togu Han vs. gibi) Tatvan’da görüşerek onların 12 bin kişilik askerleriyle birlikte Selçuklu hizmeti­ne girmelerini sağladı. Daha sonra sultan, bu Harezmli beylere ülkenin orta böl­gelerinde dirlikler verdi.

Eyyubflerle ilişkiler ve ölümü

Düzenlediği bu seferler dolayısıyla yorgunluğunu gidermek ve kışı geçirmek üzere, Antalya ya giden sultan İzzeddin Keykâvus, bu arada, travesti erzincan Mengücüklü devleti hükümdarı Fahreddin Behramşah ’ın kızı Sel­çuk H a t u n ’la da evlenmiş idi. Sultan, AntalyaŞda bulunduğu sıralarda bil ülke işleriyle yakından ilgileniyor ve özellikle Haleb üzerinde yoğunlaşan olayja rı dikkatle izliyordu: Haleb Eyyubî hükümdarı Meliküzzahir’in ölümü Ve yerine küçük yaşlardaki oğlu M e 1 i k ü 1 a z i z ’in tahta geçmesini fırsat bilen konu şu devlet hükümdarları, Haleb’i elegeçirme planları hazırlamakta idiler. Bunun üzerine bir kısım Haleb emirleri, sultanı şehri teslim etmek üzere Haleb’e davet etmeleri sonucunda, derhal harekete geçen izzeddin Keykâvus, alanya travesti samsat Eyyubî hükümdarı melik E f d a 1 ile “Haleb’i kendisine bırakması, buna karşıla Selçuklu tâbiiyetine girmesi ve nihayet melik E ş r e f ’in elindeki Urfa ve Harran illerinin Selçuklu hâkimiyetine geçmesi” şartlarıyla bir antlaşma yaptıktan son- ra, kuvvetleriyle kendisine katılan E f d a 1, Maraş emîri Nusretüddin ve di­ğer Selçuklu emirleriyle Elbistan üzerinden geçerek Merzuban, Râban ve Telbâşir kalelerini fethetti. Sultanın Telbâşir’i emîr Nusretüddin’e vermesi üzerine, melik E f d a 1, sultanın Haleb’i kendisine vermeyeceği hissine kapıldı, ayrıca sul­tana karşı çıkanlar da melik Eşref üzerinde olumsuz propagan dalara giriştiler. Ote yandan Haleb hükümdarı Melikülaziz’in atabeki Şihabüddin Tuğ­rul, Diyarbakır hâkimi melik E ş r e f ’e başvurup yardım isteğinde bulundu. Bu­nun üzerine melik Eşref, Mardin Artuklu emîri Artuk Arslan’la birleşerek Haleb’e yönelmiş idi. Bu sıralarda sultan, alanya travestileri menbic’i fethetmiş bulunuyordu. Bu arada Melikülaziz ’e\bağlı Derbesak emîri Alemüddin Kayser ile Be- hisni emîri Altunboğa isyan ile sultana katıldılar. Fakat Mubarizüddin Beh­ramşah kuman dasmdaki Selçuklu kuvvetlerinin, melik Eşref tarafından yenilgiye uğratılması, melik E f d a 1 ’in melik E ş r e f ile birleşmesi, gönderilen casusların sultan aleyhine geniş çapta propaganda etkinliklerinde bulunmaları ve özellikle Sultanın, Haçlıları Dimyat seferine teşvik ettiği haberleri karşısında, ihanete uğradığını anlayan sultan izzeddin Keykâvus ’ü, Menbic’ ten geri dönmek zorunda bırakan melik Eşref, bir süre izledi ve fethedilen kaleleri ye­niden elegeçirdi. Şimdiye dek giriştiği bütün seferlerden başarı ve zaferle dön­müş olan sultan, ihanete uğradığını sabit fikir haline getirmiş, bu nedenle ağır bir ruhî bunalıma kapılmış, bunun sonucunda şüphelendiği bazı emîrlerini bir evde toplattırıp yaktırmak suretiyle öldürtmüştür. Sözkonusu başarısızlığı bir türlü kabullenmeyen sultan Keykâvus, yeni bir intikam seferi düzenledi; Bu arada da Diyarbakır Artuklu emîri Nâsırüddin Mahmut, Erbil hükümdarı Mu- zafferüddin Gökbörive diğer bazı yöresel emirlerle, gittikçe kudreti ar­tan melik Eşref aleyhine antlaşmalar yaptı. Daha sonra müttefiklerinin de katıldığı büyük bir orduyla Malatya’ya ulaştı. Fakat o, şiddetlenen hastalığı sebe­biyle tedavi için getirildiği Viranşehir’de vefat etti. Cesedi, Sivas’ta yaptırdığı Dâ- rüşşifa’daki türbesine gömüldü (Aralık/Ocak 1220). Sultan I. İzzeddin Keykâvus, sekizbuçuk yıl süren saltanatı devresinde, Türkiye Selçuklu Dev­letinin siyasî ve İktisadî bakımlardan yükselmesinde çok büyük çabalar gösteren özellikle Türkiye’yi o devir dünya ticaretin de büyük rol oynayan bir ülke duru­muna getiren ve başarılı bir siyaset izleyen büyük bir Türk hükümdarı olarak ta­rihe geçmiştir.

 

Antalya’nın kurtarılışı ve Ermeni seferi

Bu sıralarda daha önce Gıyaseddin Keyhüsrev devrinde, Selçuklu hâ­kimiyetine geçtiğini gördüğümüz (5 Mart 1207) Antalya’daki Hıristiyan halk, Sel­çuklu muhafız kuvvetlerini gafil avlayıp şehri elegeçirmişlerdi. Bunun üzerine Konya’da düzenlediği ordusuyla derhal harekete geçen sultan, travesti bizans ve Haçlı­lar tarafından savunulan şehri denizden ve karadan şiddetle kuşattı ve çok geç­meden de Antalya’yı yeniden fethetmeyi başardı (22 Ocak 1216). Şehir sübaşılığına işbilir ve deneyli kumandanı Mubarizüd din Ertokuş’u atadıktan son­ra başkent Konya’ya döndü.

Sultanın sözkonusu Antalya seferi sırasında, antalya travesti çukurova Ermenilerinin Antak­ya’yı işgal etmeleri üzerine, Haçlılarla olan antlaşmaları bozulmuş, bu sebeple her iki taraf arasında şiddetli bir gerginlik ve düşmanlık ortaya çıkmıştı. Ülkenin güneyinde cereyan eden bu olayları gözden uzak tutmayan ve bunu fırsat bilen sultan, 1216 yılı ilkbaharında, ordusuyla Kayseri üzerinden Maraş’a gelip Yaban- liı ovasında karargâh kurdu. Bu arada o, Haleb Eyyubî hükümdarı Meliküz- z a h i r ’e 44Ermenilere karşı ortak askerî harekâta girişmelerini” bildirdi. Fakat bu hükümdarın çeşitli sebeplerle harekâta başlamaması ve çok geçmeden de ölü­mü (Ekim 1216) üzerine, izzeddin Keykâvus, Maraş Selçuklu emîri Nus- retüddin’le birlikte Ermeni topraklarına girerek Çmçm ve Saimbeyli (Haçın) kalelerini fethetti. Daha sonra sultan L e o n ’un kuvvetlerini Toros dağlarında, Ceyhan ırmağı üzerindeki Keban (Gaban) kalesi yörelerinde ağır bir yenilgiye uğrattı ve birçok ilerigelen Ermeni prensini de tutsak aldı. Bu yenilgi üzerine L e – o n , antalya travestileri sultana değerli armağanlar gönderip af diledi ve 44Ermeni tutsakların baş­vergisi karşılığında salıverilmesi, bazı sınır kalelerinin Selçuklulara bırakılması, Ermeni prensliğinin yeniden Selçuklu tâbiiyetine girmesi, gerektiği durumlarda 500 Ermeni askerinin Selçuklu hizmetine verilmesi, her yıl 20 bin altın vergi öden­mesi ve sultanın, L e o n ’u vasal Kozan Ermeni prensi olarak tanımasını içeren bir menşûr vermesi” şartlarıyla bir barış antlaşması imzalamak zorunda bırakıl­dı (1218). Böylece Ermeniler, bir kez daha Türkiye Selçuklu Devleti tâbiiyeti altı­na alındığı gibi, Türkiye-Suriye ticaret yolu da güvence altma alınıp işler bir duruma getirilmiş oldu.

O Gece Tanışmamız Tesadüf Değildi

Daha sonra 18 yıllık dernek ile Demir Demirkan tek kelime etmeden ünlü şarkıcı Emre Kula evlendi, yaşadıkları anlattı.

Sertab Erener: Bir gece Foto biz Tesadüf değil mi
Aklında kendi özel hayat yaşamak istedim çünkü Türkiye’nin en önemli kadın sesi Sertab Erener Bir çok dikkatli olduğunu. Demir Demirkan’l bile 18 yıllık ilişkisinin Erener biten sonra tek bir kelime, geçtiğimiz ay Emre Kula evliydi. Yeni proje şimdi üzerinde şarkıcı şu anda odaklanmıştır …

“Ben EVLİLİK DÜŞÜNÜYORUM …”

Ünlü şarkıcı, özel hayatı hakkında gazeteye röportaj veren ilk kez onun sessizliğini bozdu. İşte röportaj:

Aslında hayatı ve tesadüf yarattığımız değil ne hissediyor musunuz:? Eğer şekil olmadığını yürekten etmek istiyorsunuz? Ben önce bizim 6 ay İstanbul’da, biz o gece bir tesadüf olduğunu tanıştım düşünüyorum.

Sana ne göre:? Kendi ego rağmen ben evlilik evlilik düşünüyorum, travesti dürüst, ancak bağımsız sanat olacağı kesindir rağmen, birbirlerine değiştirmeye çalışıyorum olmadan.

“Ben MUTLU kendimi şanslı düşünün VE KABUL EDİYORUM”

? Eğer evlenmek karar verdiniz nasıl: Son “Kadın Brain”, “Erkek Beyin” Ben bir kavrama romanı gibi merakla adında iki kitap okudum. Kitap bizim hormonlar olduğunu nasıl yönetileceği söyler. Oksitosin, vazopressin, serotonin, östrojen, testosteron kazık kimyasal karşılanmaktadır başka bir şey olduğu ortaya çıktı gibi bir hormon aşık. “Evlenmek” savurmuşk orada da bir kimya varken o sadece bir soru benim beyin hücreleri yakmak için yeterli oldu üstüme var. Ne olursa olsun hayatta rasyonel olmaya çalıştı nasıl bir kadın etkilenmeyecektir sanmıyorum.

? Yani bugün mutluluğu nasıl tarif edeceğini: İnsanlar her zaman fenomenleri getirerek iyi okumak eğilimindedir; Ben her zaman insanların var son bir gözden geçirme gibi olayları teşvik. Belki orada mutluluk geni denilen şey, ve bazı insanlar onunla doğarlar. Eğer şanslı insanlardan biri olmasa bile hala mümkün olduğunu düşünüyorum mutlu olmayı öğrenmek. Bizim seçim bizim hayatımız. Özellikle bizim ego öğretti ve biz çok daha mümkün varsa biz mutlu insanlar bizim bilinci bazı işler yapmak. Mutluluk bir isim olup olmadığını bilmiyorum, ama kendimi şanslı ve mutlu kabul edin.

“Ben susturmak ASLA AM”

Sen tüm kişisel hayatı hakkında konuşurken sevmiyorum. Öyle ki hatta hiç konuşmadık Demir Demirkan’l ayrıldıktan sonra. Her zaman sessiz kalmayı tercih etti. Zor Hush Hush için miydi?:? Ben aile ve arkadaşlar ile oldu, travesti ben sessiz kalmayı söylüyorlar. Ben sus asla! Onlar beni dinle. “Kol bozulur içinde kalır.” Kim özel hayat, gizli, kimsenin bilmek, örneğin, üzerinde tabloid basın söyler?

Bazı öğrenme olarak daha az bakım olabilir, diğerleri deneyim olumlu ya da olumsuz olaylardan, bir şeyler öğrendik. Grupların hangisini:? Bu konuda mütevazı olamaz. Ben o vardı her şeyi öğrendim olumlu ve olumsuz dersler alıyorum. Yıllardır kim benim kendi anlamaya çalıştı. Kendimi oldu ile de barışmak için. Herkes etrafında ailesi veya birçok yaralar büyüyor. Zihin, kendini affetmeyi kalbini temizlemek ve sonra tabii ki herkesi affetmeye zaman alır.

? Keşke: Eğer ben bunu yapmadım şeyler olduğunu düşünüyorum demedim. Ben tüm kötü şeyler anlatan Çünkü, başka güzel etkinliğin başlamasından yol açmıştır. Yani “Her kötülük bir has no” Onlar boşuna olmamıştır eğer.

“Ben HAKKA SAY NO OLACAK affet”

? Birini affet gerekiyordu Ne: üst, sağ ya da bağışla ya da affetmez zorunda demek hüküm yeterli değil. Nasıl sen Affedildin ne kalbinizde taşıyabilir. Sonra büyük bir yük yaşıyor. Öğrenci için Taocu usta “Yarın ve tüm okullar için tek bir çuval koymak taşı temsil eden bir noktaya kurtardı affetmeyi kalbinde her sabah veya kızgınlık bir çuval bulamazsa ne” dedi. Onlar kendi çocukları hafta geri çuval sonunda haline hareket edemez. Bunun üzerine alarak çuval öğretmenleri ertesi gün gelip onları söyledim. Sabah ve sordu, “Kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Hafifletin sizin” dedi.

“Ben AMERİKAN VE AVRUPA TURU gidiyorum”

Yeni sezon için planlarınız nelerdir? Sen TV programına devam edecek:? Ben Avrupa ve Amerika turu için gidiyorum ciddi bir kariyer müzisyen ile şu anda onun adını söylemeyeceğim 2016 yılında yeni bir albüm yayınladı, travesti ancak dünyada. Ben televizyon Ocak ayında sanki yeniden başlayacak düşünüyorum. Ayrıca, bu yılın sonuna doğru, ben programı da başka belgesel yapmak düşünüyorum.

Sen Yarışma programı jüri üyesi aday iç içe public’d edildi yere gitmek. Nasıl sizin için deneyim oldu:? O kadar çok eğlendik. Zaten burada görmek ama ben bir anda insanları karşı karşıya en ilginç durum seviyorum ve birlikte şarkı söylemek için beklenen olmadı.

“25 Bana ALBÜM SANAT Yilian BEST OF I DO”

Sertab Erener 2017 yılında, ben Pofesyonel olarak benim 25 yıllık doldurun:? Sahneyi yıllardır.

Do:? 25 yıl Evet özel hazırlık. Ben albümün en iyisini düşünüyorum. Tüm şarkılar çalınır ve tekrar söyleyeceğim. Ben olsun ve özel akustik konser o yıl vermek istiyorum.

? Yeni sürprizler yapmak için en hazırlıklı olalım: Çok … Ben Kahretsin işe yarayabilir bir düet albüme koydu.

« Geriye git